İçeriğe geç

Kuzey Işıkları – Aurora – Lapland – Finlandiya

Aurora fotoğraflamak, o an orada o muhteşem doğa olayını gözlemleyebilmek en büyük hayallerimden biriydi.

IMG_8854

2 günlük İsveç ve 6 günlük Amsterdam gezimden sonra inanılmaz yorgun ama heyecanlı bir şekilde Finlandiya’nın Rovaniemi şehrine yani kuzey arktik bölgeye yolculuğa koyuldum. Aurora görüntülemek için en çok Kasım-Şubat ayları arası önerilir ve Mart sonunda şansınız çok azdır. Ama Kasım ayını beklemek yerine ön deneyim olsun diyerek listeme Finlandiya’yı da eklemiştim. Mersin’li biri olarak soğuğa karşı hiç direncimin olmadığını biliyordum ve ilk defa kuzey Avrupa ülkelerini ziyaret edecektim. Aurora için çok daha kuzeye gitmek şansımı arttıracaktı ama ne kadar soğuk olacağı konusunda deneyim sahibi değildim. Bunun için gidilebilecek en kolay noktayı Rovaneiemi’yi seçtim.

Soğukla Nasıl Başa Çıkabildim?

Aslında soğukla başa çıkabildiğimi düşünmüyorum ama yine de -30C’de donmuş bir gölün üstünde nasıl saatler geçirebildim sorusuna aşağıdaki kıyafetler sayesinde diye cevap verebilirim;

-Columbia Omni Heat içlikler, kar pantolunu, mont, bere ve çift kat eldivenler. Yani üzerimdeki tüm kıyafetlerin içi alüminyum folya ile kaplıydı.

-Columbia Outdry Bot: Kar suyu geçirmeyen çok hafif ve esnek botlar. İçerisinde çift kat kar çorabı.

-Aptonia Vücut Isıtıcısı: Evet aslında Columbia’lara istediğiniz kadar para verin bu ısıtıcı paketleriniz yoksa ellerinizin ve ayaklarınızın ısınma ihtimali yok.

Yürürken bir şekilde ısınıyorsunuz ama donmus bir bölgede saatlerce hareketsiz beklemek hiç de ummadığınız kadar canınızı yakacaktır. Bu nedenle yukarıdaki önerilerime kar maskesini de ekleyebilirim. Bunun dışında aptonia ısıtıcı paketlerden montunuzun cebine de atmanızı ve telefonunuzu ısıtılmış cebinizde bekletmenizi öneririm. Çünkü bu soğukta telefon şarjları bir anda bitiyor.

Neden Rovaniemi?

Rovaniemi Arktik bölgenin tam kıyısında çok küçük bir şehir ve gezginler için her şey planlı bir şekilde ilerliyor. Yani uçaktan inip 5 dakikada şehir merkezine ulaşıyorsunuz ve tüm etkinlikler bu noktadan başlayan turlarla düzenleniyor. Yani sizi yoracak mesafeleri kat etmeniz gerekmiyor.

Rovaniemi’ye inmek üzereyken kaptanın “bugün hava açık, aurora fırsatını kaçırmayın” şeklindeki önerisi üzerine şehre iner inmez Lapland Safari firmasının ofisine giderek gece için Aurora turu satın aldım. Aurora görüntülemek için olmazsa olmaz en büyük şart havanın açık olmasıydı ve diğer günlerin ne getireceğini bilmediğim için heyecan yapıp bu tura katılmak istedim. Malum paramız değersiz olduğu için bu tura 100 Euro vermek içime oturmuştu ama bu fırsatı kaçırmayı da göze alamamıştım. Otelime yerleşip giyebileceğim en kalın kıyafetlerimi giydikten sonra Lapland Safari ofisine doğru yürüdüm. Tur firması müşterilerine özel kıyafetler ile bot sunuyor. Ben üzerimdeki kıyafetleri çıkarmadan üzerine firmanın verdiği kıyafetleri de giyerek yola devam ettim. Sadece botu ve çorabı değiştirdim çünkü otelden tur firmasına yürürken bile ayaklarım üşümüştü. İlk gün ısıtıcı paketleri kullanmayı unutmuştum.

Araç ile 15 dakika mesafede bir kamp noktasına ulaştık. Bu noktaya gelir gelmez biraz ileride aurorayı görebiliyorduk. Hiç böyle bir şey olacağını beklemiyordum ve direk fotoğraf makineme sarıldım. Ama tur firması hava çok soğuk olduğu için tripod getirmemizi istememişti ve kendileri görece daha sıcak tripod sunacaklardı. Düşünün o kadar soğuk ki tripodların elimize yapışmasından çekiniyorlamış. Yani bu abartı güvenlik önlemi ve ilk geldiğimiz anda tripodların dağıtılmamış olması nedeniyle aşağıda gördüğünüz gibi kaydırılmış ilk aurora fotoğrafımı çektim. Sonra bir tripod bulup şansımı yeniden denedim ama bu sefer de aurora gök yüzüne çoktan dağılmıştı ve belirgin bir çizgi yakalayamadım.

Rehberimiz acele etmememizi, ön bilgilendirme ve yemek sonrası ilerideki önü açık ve üstü donmuş göle çıkıp fotoğraf çekebileceğimizi söyledi ve bizi iglonun içine ön bilgilendirme için topladı. İglo içerisinde aurora nasıl oluşur bilgilendirmesinden sonra geyik etinden hamburger ikram edildi ve biz karnımızı doyuruncaya kadar hava tamamen bulutlarla kaplandı. Bu sinir bozucu durumdan sonra rehbere neden ilk geldiğimizde bizi göle götürmediniz diye söylenmeye başladık ve o da bu bir doğa olayı şansımız yokmuş gibi açıklamalar yaptı. Çok üzgün ve biraz da öfkeli bir şekilde ateşin başında havanın açılmasını bekledik ama beklenen olmadı ve gece 01:00 gibi otele doğru yola koyulduk.

YDXJ0303

Kamp alanında havanın açılmasını beklerken

İlk gün aurora görmenin sevinciyle bu görüntüyü iyi çekememenin üzüntüsünü birlikte yaşamış oldum. Sonraki günler hava kapalı görünüyordu ve yıkılmıştım. Sonra bu turlara yeniden para vermek yerine kendi şansımı kendim yaratmak istedim.

Aurora nasıl oluşur?

Kutup Işıkları gökyüzünde çoğunlukla fosforlu yeşil renkte görülen ışımalardır. Kuzey yarımkürede görülen ışıklar  “Aurora borealis” ya da kuzey ışıkları olarak adlandırılırken güney yarımküredekiler ise “Aurora australis” veya güney kutup ışıkları olarak bilinirler.

Kutup ışıklarının ardında atomun uyarılması prensibi yatar. Atom, merkezde bir çekirdek ve çekirdeğin etrafındaki yörüngelerde dönen elektronlardan oluşur. Güneş yüzeyinde oluşan fırtınalar uzaya yüklü parçacıklar saçar. Güneş’ten saçılan bu yüklü parçacıklar dünya atmosferindeki gaz atomlarına çarptığında, yörüngedeki bir elektron bulunduğu yörüngeden daha yüksek enerjili bir yörüngeye çıkarak uyarılmış olur. Bu uyarılma atomların ışıma yapmasına sebep olur. Elektron uyarılmış halden düşük enerjili yörüngesine geri dönerken foton denilen ışık parçacıklarını salar.

Kutup ışıkları yalnızca yeşil değil kırmızı, sarı, mavi, mor ve pembe renklerde de gözlemlenir. Bunun sebebiyse atmosferdeki farklı gaz atomlarının farklı renkte ışımalar yapmasıdır. Oksijen atomu uyarıldığında sarı veya yeşil renkte ışımalar yaparken azot atomu kırmızı, mor ve bazen de mavi renkte ışımalar yapar.

Aslında tüm yeryüzünde gözlemlenebilen Auroraların kutuplarda daha belirgin olmasının sebebi buradaki yüksek manyetik alan ve daha uzun süren karanlıktır.

Evrim Ağacı – http://www.evrimagaci.org

Aurora yakalamak için aşağıda ekran görüntüsünü verdiğim ücretsiz uygulamayı kullandım “Aurora Tonigh”. Bu uygulama size aurora için uygun şartların neler olduğunu listeliyor;

  • Sun Magnetic Level: Yukarıda bahsi geçen nedenlerden dolayı bu seviyenin en az 3 olması önerilir.
  • Moon Intensity: Geceyi aydınlatan ay ışığı sizin kısık aurora ışığını farketmenizi zorlaştıracaktır.
  • Cloud Cover: Atmosferde oluşan aurora ışımasını arada kalan bulutlar yüzünden görmeniz zorlaşacaktır.
  • Sun Intensity: Aslında gündüz veya gece durumunu gösteren son parametredir. Gündüz de aurora gözlemleyebilirsiniz ama yukarıda saydığımız tüm kriterlerin en verimli hallerinde ancak bu şansa sahip olabilirsiniz.
Processed with MOLDIV

Aurora Tonight uygulaması

Aurora Tonight uygulaması tüm bu kriterleri değerlendirip bulunduğunuz koordinatlardaki aurora yüzdesini size sunmaktadır. Benim için en büyük 2 sorun ay ışığı ve bulutlar olmuştur. Rovaniemi’deyken Sun Magnetic level şans eseri 4. seviyedeydi ama bulutlar dağılmıyor ve ay ışığı gök yüzünü oldukça fazla aydınlatıyordu. Aslında hiç ama hiç ümidim yoktu ve uygulama bana %60 oranlarını veriyordu. Yine de olası bir ihtimal için nerede fotoğraf çekebileceğimi yerli insanlara danışmaya başladım. Onlar da bana şehir merkezinin hemen dışında yürüme mesafesindeki Arktikum bilim müzesinin önündeki donmuş nehirden bahsettiler. Otelden o bölgeye yürümem 30 dakika civarında sürüyordu. Aslında havanın düzeleceğine emin olsam araba kiralayıp merkezden uzak göllere gidebilirdim fakat tüm geceyi ne olacağı belli olmayan bir bölgede -30 C’de bekleyerek geçirmek çok mantıklı gelmiyordu.

Ben umudumu tamamen kesmişken bir anda uygulama %80 seviyesine gelmiş ve alarm vermişti. Pencereden baktığımda bulutların yavaş yavaş dağıldığını fark edip yarım saat mesafedeki donmuş nehre doğru koşturmaya başladım. Aşağıda donmuş nehrin havadan çektiğim görüntüsünü bulabilirsiniz.

Processed with MOLDIV

Sol: 2 gece aurora beklediğim donmuş bölge, Sağ: Merkezdeki meşhur köprü

Aslında gece karanlıkta bilmediğim o bölgeye giden ara yolu bulmam hiç kolay olmamıştı ama benim gibi fotoğraf çekmeye çalışan 4 gezginin sesini duyunca bir tepeyi aşıp yanlarına ulaştım. Gökyüzünde bulutlar tamamen dağılmıştı ama aurora çok zayıftı. Aslında burası harika bir nokta değildi çünkü şehir ışıklarından çok uzaklaşamamıştım ama hiç beklemediğim bir gece de çok kısık da olsa aurora yakalamanın sevincini yaşadım.

Bu fotoğrafları büyük bir sevinçle paylaştım ama yeterince iyi olmadığını biliyordum. Yine de hiç ümit verilmeyen Mart ayının sonunda aurora gözlemleyebilmenin keyfi başkaydı.

Sonraki gün benim son günümdü ve husky ile ren geyiği turumu bu güne bırakmıştım. Gündüz bu iki aktiviteyi yapıp mutluluktan ağzım kulaklarıma vardıktan sonra gece yine şansımı denemek istiyordum. Yine tüm hazırlıklarımı yapıp aynı noktaya ama bu sefer daha da ileriye doğru yürüdüm. Hava o kadar kötüydü ki imkansız bir hayalin peşinden koştuğumu söylenip duruyordum. Yani bu bulutlar nasıl dağılacaktı ki? Ben orada zaman geçirirken Çin’li kafileyi bir tur firması donmuş nehrin üzerine doğru getirdi. Tek başıma beklediğim nehrin üzerinde bir anda 30 kişi filan olmuştuk. Aurora Çin’lilerin pek de umrumda değil gibiydi. Onlar daha çok kar topu oynayıp gürültü yapmakla ilgileniyorlardı. 1 saate yakın daha bekledikten sonra gerçekten çok üşüyüp bu hayalimden vazgeçmiştim. Tripodumu topladım ve makinemi çantama koyup 1-2 adım atmıştım ki Çin’li bir çocuk AURORA diye bağırmaya başladı. Arkamı döndüm ve mucize gerçek olmuştu. İlerideki bulutlar yavaştan dağılmaya başlamıştı ve alt taraftan aurora sızıntıları kendini gösteriyordu. Karda koşarak insanlardan daha öne çıktım ve tripodumu kurarak mucizevi olayı beklemeye başladım. Bulutlar o kadar hızlı dağılmaya başlamıştı ki sevinç çığlıkları atıyordum ve aurora önceki gecelere göre çok daha belirgin kendini gösteriyordu.

Hava tamamen düzelmişti ve ard arda müthiş parıldamalar oluşuyordu. Aslında insan gözüyle beyazımsı görünen bu parıldamalar fotoğraf makinesiyle tamamen ayırt edilebiliyordu. Mart ayında olduğumuz için aurora çok parlak değildi ve uzun pozlamalarla etkiyi arttırmaya çalışıyordum. Haliyle iç içe geçen efekler bu yüzden oluştu.

1 saate yakın ara ara oluşan parıldamaları kaydettim ve o soğukta artık daha fazla duramayıp yola koyuldum. Fotoğraflar bu mevsime göre beklentimin üstündeydi. Çok şanslı hissediyordum ve aurora çekimleri için ne yapmam gerektiğini çok iyi anlamıştım. Sonraki planlarımda Avrupa’da gidebilecğim en iyi yerlerin Şubat’da İzlanda, Norveç Troms ve Lofoten adaları olduğunu biliyorum ve artık gün sayıyorum. Evet Kasım ayından sonra aurora başlıyor ama Şubat’da havanın bulutsuz olma ihtimali daha yüksek. Bu nedenle Şubat’ı beklemek veya heyecan yapıp öncesinde şansımı denemek isteyebilirim.

Çok zor da olsa en büyük hayallerimden biri böylesine güzel gerçek olmuştu ve bana yeni hayaller kazandırmıştı.

Gerçek olmuş yeni hayallerde görüşmek üzere,

Birhan Uğuz

Not: Nisan’ın son haftası İzlanda gezimi tamamladım ve orada da aurora yüzdeleri çok yüksekti. Hatta olduğum günlerde çok güzel aurora fotoğrafları paylaşıldı. Ben ise günde 18 saate yakın araç kullanıp kısıtlı zamanda izlanda’yı gezmeye çalıştığım için havanın tamamen karardığı gece 02:00-05:00 saatleri arasında uyuyordum ve aurora çekimi yapmadan dönmek durumunda kaldım. Bir sonraki izlanda gezimde aurora için zaman ayırmaya çalışacağım.

2 replies »

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

birhayaldi

“You only live once; but if you do it right, once is enough” Mae West

%d blogcu bunu beğendi: